Hür Gazete
  • UZTOSUN: VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR!
    UZTOSUN: VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR!
  • ÇORLU TREN KAZASINDA HAYATINI KAYBEDENLERİN YAKINLARI ‘ADALET NÖBETİ’ BAŞLATTI
    ÇORLU TREN KAZASINDA HAYATINI KAYBEDENLERİN YAKINLARI ‘ADALET NÖBETİ’ BAŞLATTI
  • 23 NİSAN UZUNKÖPRÜ MİMAR MUSLİHİDDİN TEKNİK VE ANADOLU LİSESİ’NDE KUTLANACAK
    23 NİSAN UZUNKÖPRÜ MİMAR MUSLİHİDDİN TEKNİK VE ANADOLU LİSESİ’NDE KUTLANACAK
  • ZİRAAT ODASI “BEREKET  VE ŞÜKÜR DUASI” NI GERÇEKLEŞTİRDİ
    ZİRAAT ODASI “BEREKET VE ŞÜKÜR DUASI” NI GERÇEKLEŞTİRDİ
  • HALK EĞİTM MERKEZİ’NİN DÜZENLEDİĞİ YIL SONU SERGİSİNE DAVETLİSİNİZ
    HALK EĞİTM MERKEZİ’NİN DÜZENLEDİĞİ YIL SONU SERGİSİNE DAVETLİSİNİZ
  • UZUNKÖPRÜ’DE ‘SARI PAS’ UYARISI
    UZUNKÖPRÜ’DE ‘SARI PAS’ UYARISI
  • EDİRNE DEKİ ESERLERİ GÖRMEYEN VAR MI?
    EDİRNE DEKİ ESERLERİ GÖRMEYEN VAR MI?
  • AKBAL:”ŞİDDETE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
    AKBAL:”ŞİDDETE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
  • 1924 ANAYASASININ 95. YILDÖNÜMÜ
    1924 ANAYASASININ 95. YILDÖNÜMÜ
  • FURKAN ARDA AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU
    FURKAN ARDA AVRUPA ŞAMPİYONU OLDU
Hür Gazete
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI

Kitapları çok severim, hele ki...

UZTOSUN: VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR!
UZTOSUN: VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR!

Uzunköprü Eğitim iş Uzunköprü Şube...

SELİM BEKAR YAZDI:DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM
SELİM BEKAR YAZDI:DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM

Sevgili okurlarım gazetemizi hazırlarken gazetelere...

SERDAR MANGA YAZDI:ERGENEYİ SİMİT PARASIYLA TEMİZLEMEK
SERDAR MANGA YAZDI:ERGENEYİ SİMİT PARASIYLA TEMİZLEMEK

               Eko-politik üzerine yazmanın temel...

TUNCER IŞIK YAZDI:KÖY ENSTİTÜLERİ
TUNCER IŞIK YAZDI:KÖY ENSTİTÜLERİ

Dünyada başkaca örneği olmayan Köy...

4 ASKERİMİZ ŞEHİT,6 ASKERİMİZ YARALI
4 ASKERİMİZ ŞEHİT,6 ASKERİMİZ YARALI

Hakkari’de, Irak sınırında dün güvenlik...

ZİRAAT ODASI “BEREKET  VE ŞÜKÜR DUASI” NI GERÇEKLEŞTİRDİ
ZİRAAT ODASI “BEREKET VE ŞÜKÜR DUASI” NI GERÇEKLEŞTİRDİ

Uzunköprü Ziraat Odası tarafından18.04.2019 Perşembe...

GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI

Kitapları çok severim, hele ki...

TARİH TAŞ KÖPRÜ’DE KAZA ,İKİ YARALI
TARİH TAŞ KÖPRÜ’DE KAZA ,İKİ YARALI

Kaza 17.12.2017 Pazar günü saat...

“Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz”
“Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz”

1862 yılında Matbuat Müdürlüğü olarak...

POLİS MEMURU, İNTİHAR ETTİ!
POLİS MEMURU, İNTİHAR ETTİ!

Hür Gazete Haber Merkezinin edindiği...

SON DAKİKA SON DAKİKA LİŞKO MEVKİNDE KAZA 2 ÖLÜ
SON DAKİKA SON DAKİKA LİŞKO MEVKİNDE KAZA 2 ÖLÜ

Uzunköprü Lişko mevkinde meydana gelen...

ELEKTRİK AKIMINA KAPILARAK HAYATINI KAYBETTİ
ELEKTRİK AKIMINA KAPILARAK HAYATINI KAYBETTİ

Edirne-Uzunköprü-Bayramlı Köyünde, 25 Ocak 2019...

AŞIRI HIZ BİR CAN ALDI
AŞIRI HIZ BİR CAN ALDI

Uzunköprü-Çöpköy Mahallesi Hayrabolu Yolu üzerinde,...

Uzunköprü Köy ve Mahalle Muhtarlarımız
Uzunköprü Köy ve Mahalle Muhtarlarımız

 31 Mart 2019 yerel seçim...

ERGENE MÜDÜRLÜK GÖREVİNDEN ALINARAK ÖĞRETMEN OLARAK ATANDI
ERGENE MÜDÜRLÜK GÖREVİNDEN ALINARAK ÖĞRETMEN OLARAK ATANDI

Uzunköprü Anadolu Lisesi Müdürü Yasemin...

MURADİYE MAHALLESİNDE ŞÜPHELİ ÖLÜM
MURADİYE MAHALLESİNDE ŞÜPHELİ ÖLÜM

Hür Gazete Haber Merkezinin edindiği...

Hür Gazete
AHMET ÜRER YAZDI: TOPRAĞA İHANET, İNSAN YAŞAMINA SAPLANAN HANÇERDİR.

İnsan ve doğa bir bütündür.

İnsanoğlu doğadan daha iyi, daha sağlıklı ve daha uzun yaşamak için yararlanmak zorundadır.

Yararlanmak zorundadır!

Rant için doğayı tahrip etmek, kirletmek, yok etmek zorunda değildir.

Doğa yok olursa insanda yok olur.

Bu benim yaşantımdan bir kesit.

Doğa gözümüzün önünde katledildi.

Anlamadık, anlayamadık, tartışamadık, soran da olmadı.

Dereyi yok ettiler. Dere kenarındaki ağaçları yeşilleri yok ettiler.

Üzerlerinde yaşayan kuşları ve ağaçlarda yaşayan diğer canlıları yok ettiler.

Deredeki balık türlerini yok ettiler. Derede yaşayan tüm canlıları yok ettiler.

Bahçeleri yok ettiler. Sağlıklı üretilen besinleri yok ettiler.

Bereketli toprakları yok ettiler. Bereketli toprakları imara açtılar.

Tek bir şey yaptılar, kanal yaptılar.

Benim çocukluğumda Hayrabolu’nun Alpullu tarafından girişinde köprü vardı.63 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde bir köprü.

Köprünün altından yaz kış su akıyordu. Malkara’dan gelen dere Kâhya, Hisar ve İlyas Mahallelerinin dışından kıvrıla kıvrıla geliyor ve köprüden geçiyordu.

Köprüden sonra çıkrıkçıya doğru gidiyor. Böcek ana denilen bölgede yeniden sağa kıvrılarak Hayrabolu ovasını boydan boya sulayarak devam ediyordu.

Derenin geçtiği yerler yemyeşildi. Çünkü etrafında çoğu söğüt ağacı olmak üzere ağaçlar vardı. Kenarlarda Böğürtlenler, Güvemler, kuşburnu ağaççıkları, bazı yerlerde sazlar vardı.

“Medeniyetler su kenarında kurulmuştur.” Derler.

Evet, su medeniyettir. Su yaşamdır. Su üretimdir. Su zenginliktir.

Üç mahallede derenin geçtiği yerlerde bahçeler vardı. Yazın domates, biber, patlıcan, bamya, kabak,kavun,karpuz, kışın Lahana, pırasa, turp, havuç, ıspanak ekiliyordu.

Yetiştirilen biberler Hayrabolu biberi olarak kamyonlarla İstanbul’a gönderiliyordu.

Dere kenarı aynı zamanda eğlence ve mesire yeriydi. Kanlı bent denilen eski değirmenin olduğu yerin üzerindeki dere kenarının her iki tarafı da Pazar günleri insanların oturdukları yerlerdendi. Mevsiminde salata yedikleri yerlerdi.

Dereden bazıları oltayla, bazıları serpmeyle çeşit çeşit balık avlıyorlardı.

Benim küçüklüğümden anımsadığım bir anım var. Ahırlarda kullanılan örme büyük sepetler vardı. Böcek ana denilen yerin biraz ilerisinde amcam öyle bir sepetle dereye girdi. Kenardaki söğüt ağaçlarının su içindeki köklerine yaklaştı. Ayağıyla alttan vurmaya başladı. Sepeti çıkardığında içinden tam yarım teneke balık çıktı.

Peki, sonra ne oldu?

Bazı yıllar birkaç tane evi taşkınlar nedeniyle su basıyordu.

Benim hatırladığım dere iki veya üç kez taştı. Sayıları en fazla on olan evleri su bastı.

Büyüklerimiz çareyi buldular. Dereyle ilçeyi ve insanları birbirinden ayırdılar.

Tekirdağ yolunda Hacılar köprüsü denilen köprüden başlamak üzere kanal yaptılar. Hayrabolu ovasını kıvrıla kıvrıla geçen dere yerine ovayı dik geçen dere kanalı yaptılar.

Peki bu kanal Hayrabolu’yu nasıl etkiledi?

Bahçecilik bitti. Sebze yetiştirme işi son buldu.

Eski bahçelerdeki sebze yerine ayçiçeği ve buğday tarımına dönüldü.

Doğal olarak ekonomik bir zarar oluştu.

Ovada bir kaç sene birileri açtıkları kuyularla bahçecilik yapmaya çalıştılar. Sonra onlarda vazgeçtiler.

Dere kenarında pancar ekiliyordu. O da sonlandırıldı.

Ovada derenin geçtiği yerlerdeki yeşillikler, ağaçlar kurudu.

Kuşlar uzaklaştı. Kanal kenarında ağaç olmadı. Kanal içinde eskisi gibi balık ta olmadı. Çünkü derede balıklar ağaç köklerinin ve derenin oyduğu oyuklar içinde yumurta yapıyorlardı. Derenin yapısı balıkların yumurtalarını ve küçük balıkları diğer canlılardan koruyordu.

Dere suyu kanala verilince balık çeşitleri yok oldu. Dere dolduruldu.

Köprü toprakla gömüldü. Gazeteci Şerif Baysalan’ın yıllardan beri açılması için mücadele verdiği köprü bu doldurulan köprüdür.

Dere gitti. Yaşam yavaşladı.

Ekilen alanlar ekilmez hale geldi. Çünkü su olmayınca Tarımsal kuraklık oldu.

Peşinden sosyoekonomik kuraklık geldi.

Hayrabolu Çorlu başta olmak üzere Tekirdağ’a, Çerkezköy’e göç verdi.

AKP iktidarı döneminde tarım alanları, meralar, yaylalar imara açılmadı mı?

Doğaya karşı yapılan suçlar aradan geçtikten sonra kendileri tarafından itiraf edilmedi mi?

Ve doğa aradan yıllar geçse de mutlaka bunların karşılığını göstermedi mi?

Örneğin İstanbul’da dere yatağına yapılan ev ve dükkânlar yıkılmadı mı?

Karadeniz’de ve Akdeniz’de derelerin üzerine bilinçsizce yapılan HES lerin önümüzdeki yıllarda bulundukları yörelere zarar vermeyeceklerini mi zannediyorsunuz?

Örneğin rastgele kurulan termik santrallerin insanlara ve doğaya zarar vermediklerini mi düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin son 40 yılda kaybettiği 1,3 milyon hektar sulak alanın ülke ekonomisine zararı olmayacak mı sanıyorsunuz?

Aynı gemideyiz. Gemide açılan her delik hepimiz için bir tehlike değil midir?

Yıllardan beri iktidarda olan parti Ergene nehri kirliliğine neden çözüm bulamadı?

Eğer iyi, sağlıklı yaşamak istiyorsak, bizden sonrakilerinde iyi ve sağlıklı yaşamasını istiyorsak,

 Toprağımıza, nehirlerimize, derelerimize, meralarımıza, yaylalarımıza, zeytinliklerimize gıda tohumlarımıza sahip çıkmak neslimize karşı vicdan borcumuzdur.

Görev ve sorumluluğumuzdur.

 


Ahmet ÜRER » Yazarın Diğer Yazıları

Yoruma Kapalıdır..


Yukarı Geri Ana Sayfa
%d blogcu bunu beğendi: