Hür Gazete
  • “DİRİFT”YAPAN SÜRÜCÜSÜYE  CEZA
    “DİRİFT”YAPAN SÜRÜCÜSÜYE CEZA
  • SON DAKİKA SON DAKİKA ÖZDEMİR MUHTAR VATANDAŞIN HAYATINI KURTARDI
    SON DAKİKA SON DAKİKA ÖZDEMİR MUHTAR VATANDAŞIN HAYATINI KURTARDI
  • TÜRKİYE CUMHURİYETİ SABAH ERKEN KALKANIN VEYA ELİNE SİLAH GEÇİRENİN YÖNETİMİ DEVRALACAĞI BİR ÜLKE ASLA DEĞİLDİR.
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ SABAH ERKEN KALKANIN VEYA ELİNE SİLAH GEÇİRENİN YÖNETİMİ DEVRALACAĞI BİR ÜLKE ASLA DEĞİLDİR.
  • UTSO’DA UZUNKÖPRÜ’NÜN GELECEĞİ  KONUŞULDU
    UTSO’DA UZUNKÖPRÜ’NÜN GELECEĞİ KONUŞULDU
  • GÖÇMENLER UZUNKÖPRÜ TRENİNDE YAKALANDI
    GÖÇMENLER UZUNKÖPRÜ TRENİNDE YAKALANDI
  • “İNSAN YAŞAMINDA SU HAYATTIR. SU OLMADAN HAYAT, YAŞAM OLMAZ”
    “İNSAN YAŞAMINDA SU HAYATTIR. SU OLMADAN HAYAT, YAŞAM OLMAZ”
  • ŞENTEMEL; GÜÇLÜ YÖNETİM, GÜÇLÜ KADRO BÜYÜK TARAFTARIMIZLA BAL LİGİN ŞAMPİYON OLACAĞIZ.
    ŞENTEMEL; GÜÇLÜ YÖNETİM, GÜÇLÜ KADRO BÜYÜK TARAFTARIMIZLA BAL LİGİN ŞAMPİYON OLACAĞIZ.
  • MURAT ÖZER: SEÇİM BİTMİŞ VE KAZANAN UZUNKÖPRÜ KOOPERATİFİ OLMUŞTUR
    MURAT ÖZER: SEÇİM BİTMİŞ VE KAZANAN UZUNKÖPRÜ KOOPERATİFİ OLMUŞTUR
  • CUMHURİYET TIRI UZUNKÖPRÜ HALKIYLA BULUŞTU
    CUMHURİYET TIRI UZUNKÖPRÜ HALKIYLA BULUŞTU
  • İÇİMİZ DIŞIMIZ DOĞAL GAZ OLDU…!?
    İÇİMİZ DIŞIMIZ DOĞAL GAZ OLDU…!?
Hür Gazete
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI

Kitapları çok severim, hele ki...

KAZDAĞLARI HEPİMİZİN
KAZDAĞLARI HEPİMİZİN

Çanakkale ilinin tek içme suyu...

“DİRİFT”YAPAN SÜRÜCÜSÜYE  CEZA
“DİRİFT”YAPAN SÜRÜCÜSÜYE CEZA

17.07.2019 günü saat: 19.43 sıralarında,...

SELİM BEKAR YAZDI:AKLIMIZDAN ÇIKARMAYALIM
SELİM BEKAR YAZDI:AKLIMIZDAN ÇIKARMAYALIM

Sevgili okurlarım, sabah erken saatte...

SERVET KOŞUCU YAZDI:NASİP
SERVET KOŞUCU YAZDI:NASİP

O zamanlar köyde,varlıklı aileler düğün...

NUR KURT YAZDI:Riyasız Maskesiz Bir Hayat
NUR KURT YAZDI:Riyasız Maskesiz Bir Hayat

Her gün yeni bir günle...

MERİÇ İLÇEMİZ MOTORSİKLET SÜRÜCÜLERİNE CEZA UYARISI :
MERİÇ İLÇEMİZ MOTORSİKLET SÜRÜCÜLERİNE CEZA UYARISI :

Motosiklet kullanımının yoğun olduğu ilçemizde,...

UTSO’DA UZUNKÖPRÜ’NÜN GELECEĞİ  KONUŞULDU
UTSO’DA UZUNKÖPRÜ’NÜN GELECEĞİ KONUŞULDU

17 Temmuz 2019 çarşamba günü...

GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI

Kitapları çok severim, hele ki...

TARİH TAŞ KÖPRÜ’DE KAZA ,İKİ YARALI
TARİH TAŞ KÖPRÜ’DE KAZA ,İKİ YARALI

Kaza 17.12.2017 Pazar günü saat...

“Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz”
“Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz”

1862 yılında Matbuat Müdürlüğü olarak...

POLİS MEMURU, İNTİHAR ETTİ!
POLİS MEMURU, İNTİHAR ETTİ!

Hür Gazete Haber Merkezinin edindiği...

TRAKYA’YI SATIN ALDI
TRAKYA’YI SATIN ALDI

Zenginler yıllardır Trakya’da tarım arazileri...

AŞIRI HIZ BİR CAN ALDI
AŞIRI HIZ BİR CAN ALDI

Uzunköprü-Çöpköy Mahallesi Hayrabolu Yolu üzerinde,...

SON DAKİKA SON DAKİKA BUĞDAY YÜKLÜ MOTURUN ALTINDA HAYATINI KAYBETTİ
SON DAKİKA SON DAKİKA BUĞDAY YÜKLÜ MOTURUN ALTINDA HAYATINI KAYBETTİ

UZUNKÖPRÜ DEREKÖYDE BUĞDAY YÜKLÜ TRAKTÖRÜN...

SON DAKİKA SON DAKİKA LİŞKO MEVKİNDE KAZA 2 ÖLÜ
SON DAKİKA SON DAKİKA LİŞKO MEVKİNDE KAZA 2 ÖLÜ

Uzunköprü Lişko mevkinde meydana gelen...

ELEKTRİK AKIMINA KAPILARAK HAYATINI KAYBETTİ
ELEKTRİK AKIMINA KAPILARAK HAYATINI KAYBETTİ

Edirne-Uzunköprü-Bayramlı Köyünde, 25 Ocak 2019...

Uzunköprü Köy ve Mahalle Muhtarlarımız
Uzunköprü Köy ve Mahalle Muhtarlarımız

 31 Mart 2019 yerel seçim...

Hür Gazete
AHMET ÜRER YAZDI: TOPRAĞA İHANET, İNSAN YAŞAMINA SAPLANAN HANÇERDİR.

İnsan ve doğa bir bütündür.

İnsanoğlu doğadan daha iyi, daha sağlıklı ve daha uzun yaşamak için yararlanmak zorundadır.

Yararlanmak zorundadır!

Rant için doğayı tahrip etmek, kirletmek, yok etmek zorunda değildir.

Doğa yok olursa insanda yok olur.

Bu benim yaşantımdan bir kesit.

Doğa gözümüzün önünde katledildi.

Anlamadık, anlayamadık, tartışamadık, soran da olmadı.

Dereyi yok ettiler. Dere kenarındaki ağaçları yeşilleri yok ettiler.

Üzerlerinde yaşayan kuşları ve ağaçlarda yaşayan diğer canlıları yok ettiler.

Deredeki balık türlerini yok ettiler. Derede yaşayan tüm canlıları yok ettiler.

Bahçeleri yok ettiler. Sağlıklı üretilen besinleri yok ettiler.

Bereketli toprakları yok ettiler. Bereketli toprakları imara açtılar.

Tek bir şey yaptılar, kanal yaptılar.

Benim çocukluğumda Hayrabolu’nun Alpullu tarafından girişinde köprü vardı.63 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde bir köprü.

Köprünün altından yaz kış su akıyordu. Malkara’dan gelen dere Kâhya, Hisar ve İlyas Mahallelerinin dışından kıvrıla kıvrıla geliyor ve köprüden geçiyordu.

Köprüden sonra çıkrıkçıya doğru gidiyor. Böcek ana denilen bölgede yeniden sağa kıvrılarak Hayrabolu ovasını boydan boya sulayarak devam ediyordu.

Derenin geçtiği yerler yemyeşildi. Çünkü etrafında çoğu söğüt ağacı olmak üzere ağaçlar vardı. Kenarlarda Böğürtlenler, Güvemler, kuşburnu ağaççıkları, bazı yerlerde sazlar vardı.

“Medeniyetler su kenarında kurulmuştur.” Derler.

Evet, su medeniyettir. Su yaşamdır. Su üretimdir. Su zenginliktir.

Üç mahallede derenin geçtiği yerlerde bahçeler vardı. Yazın domates, biber, patlıcan, bamya, kabak,kavun,karpuz, kışın Lahana, pırasa, turp, havuç, ıspanak ekiliyordu.

Yetiştirilen biberler Hayrabolu biberi olarak kamyonlarla İstanbul’a gönderiliyordu.

Dere kenarı aynı zamanda eğlence ve mesire yeriydi. Kanlı bent denilen eski değirmenin olduğu yerin üzerindeki dere kenarının her iki tarafı da Pazar günleri insanların oturdukları yerlerdendi. Mevsiminde salata yedikleri yerlerdi.

Dereden bazıları oltayla, bazıları serpmeyle çeşit çeşit balık avlıyorlardı.

Benim küçüklüğümden anımsadığım bir anım var. Ahırlarda kullanılan örme büyük sepetler vardı. Böcek ana denilen yerin biraz ilerisinde amcam öyle bir sepetle dereye girdi. Kenardaki söğüt ağaçlarının su içindeki köklerine yaklaştı. Ayağıyla alttan vurmaya başladı. Sepeti çıkardığında içinden tam yarım teneke balık çıktı.

Peki, sonra ne oldu?

Bazı yıllar birkaç tane evi taşkınlar nedeniyle su basıyordu.

Benim hatırladığım dere iki veya üç kez taştı. Sayıları en fazla on olan evleri su bastı.

Büyüklerimiz çareyi buldular. Dereyle ilçeyi ve insanları birbirinden ayırdılar.

Tekirdağ yolunda Hacılar köprüsü denilen köprüden başlamak üzere kanal yaptılar. Hayrabolu ovasını kıvrıla kıvrıla geçen dere yerine ovayı dik geçen dere kanalı yaptılar.

Peki bu kanal Hayrabolu’yu nasıl etkiledi?

Bahçecilik bitti. Sebze yetiştirme işi son buldu.

Eski bahçelerdeki sebze yerine ayçiçeği ve buğday tarımına dönüldü.

Doğal olarak ekonomik bir zarar oluştu.

Ovada bir kaç sene birileri açtıkları kuyularla bahçecilik yapmaya çalıştılar. Sonra onlarda vazgeçtiler.

Dere kenarında pancar ekiliyordu. O da sonlandırıldı.

Ovada derenin geçtiği yerlerdeki yeşillikler, ağaçlar kurudu.

Kuşlar uzaklaştı. Kanal kenarında ağaç olmadı. Kanal içinde eskisi gibi balık ta olmadı. Çünkü derede balıklar ağaç köklerinin ve derenin oyduğu oyuklar içinde yumurta yapıyorlardı. Derenin yapısı balıkların yumurtalarını ve küçük balıkları diğer canlılardan koruyordu.

Dere suyu kanala verilince balık çeşitleri yok oldu. Dere dolduruldu.

Köprü toprakla gömüldü. Gazeteci Şerif Baysalan’ın yıllardan beri açılması için mücadele verdiği köprü bu doldurulan köprüdür.

Dere gitti. Yaşam yavaşladı.

Ekilen alanlar ekilmez hale geldi. Çünkü su olmayınca Tarımsal kuraklık oldu.

Peşinden sosyoekonomik kuraklık geldi.

Hayrabolu Çorlu başta olmak üzere Tekirdağ’a, Çerkezköy’e göç verdi.

AKP iktidarı döneminde tarım alanları, meralar, yaylalar imara açılmadı mı?

Doğaya karşı yapılan suçlar aradan geçtikten sonra kendileri tarafından itiraf edilmedi mi?

Ve doğa aradan yıllar geçse de mutlaka bunların karşılığını göstermedi mi?

Örneğin İstanbul’da dere yatağına yapılan ev ve dükkânlar yıkılmadı mı?

Karadeniz’de ve Akdeniz’de derelerin üzerine bilinçsizce yapılan HES lerin önümüzdeki yıllarda bulundukları yörelere zarar vermeyeceklerini mi zannediyorsunuz?

Örneğin rastgele kurulan termik santrallerin insanlara ve doğaya zarar vermediklerini mi düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin son 40 yılda kaybettiği 1,3 milyon hektar sulak alanın ülke ekonomisine zararı olmayacak mı sanıyorsunuz?

Aynı gemideyiz. Gemide açılan her delik hepimiz için bir tehlike değil midir?

Yıllardan beri iktidarda olan parti Ergene nehri kirliliğine neden çözüm bulamadı?

Eğer iyi, sağlıklı yaşamak istiyorsak, bizden sonrakilerinde iyi ve sağlıklı yaşamasını istiyorsak,

 Toprağımıza, nehirlerimize, derelerimize, meralarımıza, yaylalarımıza, zeytinliklerimize gıda tohumlarımıza sahip çıkmak neslimize karşı vicdan borcumuzdur.

Görev ve sorumluluğumuzdur.

 


Ahmet ÜRER » Yazarın Diğer Yazıları

Yoruma Kapalıdır..


Yukarı Geri Ana Sayfa
%d blogcu bunu beğendi: