Hür Gazete
Hür Gazete
  • SON DAKİKA SON DAKİKA AKBULUT’A TEPKİALAŞ VE KURUŞAR: AK PARTİ İLÇE YÖNETİMİN VERDİĞİ SÖZLERİNİN TUTULMAMSI NEDENİYLE ADAYLIĞIMIZ GERİ ÇEKİYORUZ.
    SON DAKİKA SON DAKİKA AKBULUT’A TEPKİALAŞ VE KURUŞAR: AK PARTİ İLÇE YÖNETİMİN VERDİĞİ SÖZLERİNİN TUTULMAMSI NEDENİYLE ADAYLIĞIMIZ GERİ ÇEKİYORUZ.
  • MİMAR MUSLİHİDDİN ÖĞRENCİLERİ ALMANYA’DA STAJ YAPACAKLAR.
    MİMAR MUSLİHİDDİN ÖĞRENCİLERİ ALMANYA’DA STAJ YAPACAKLAR.
  • BECAN:”BİZ ONLARA İNANDIK, ONLAR DA BİZE GÜVENİYORLAR”
    BECAN:”BİZ ONLARA İNANDIK, ONLAR DA BİZE GÜVENİYORLAR”
  • “ONLAR BİZİM DOSTLARIMIZ”
    “ONLAR BİZİM DOSTLARIMIZ”
  • MADENİ PARALARI ÇALDILAR
    MADENİ PARALARI ÇALDILAR
  • BORSADAN BANDIRMA TİCARET BORSASINA ZİYARET
    BORSADAN BANDIRMA TİCARET BORSASINA ZİYARET
  • SENİ SEVİYORUM UZUNKÖPRÜ
    SENİ SEVİYORUM UZUNKÖPRÜ
  • 1NİSAN’DASEVENLER KAVUŞACAK,UZUNKÖPRÜ’DE DERTLER SON BULACAK
    1NİSAN’DASEVENLER KAVUŞACAK,UZUNKÖPRÜ’DE DERTLER SON BULACAK
  • ATAŞ:ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI BİZE EMANET
    ATAŞ:ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI BİZE EMANET
  • SIRA  MECLİS LİSTELERİNDE
    SIRA MECLİS LİSTELERİNDE
Hür Gazete
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI
GÖMLEK DEĞİŞTİRME ZAMANI

Kitapları çok severim, hele ki...

TARİH TAŞ KÖPRÜ’DE KAZA ,İKİ YARALI
TARİH TAŞ KÖPRÜ’DE KAZA ,İKİ YARALI

Kaza 17.12.2017 Pazar günü saat...

“Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz”
“Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz”

1862 yılında Matbuat Müdürlüğü olarak...

POLİS MEMURU, İNTİHAR ETTİ!
POLİS MEMURU, İNTİHAR ETTİ!

Hür Gazete Haber Merkezinin edindiği...

SON DAKİKA SON DAKİKA LİŞKO MEVKİNDE KAZA 2 ÖLÜ
SON DAKİKA SON DAKİKA LİŞKO MEVKİNDE KAZA 2 ÖLÜ

Uzunköprü Lişko mevkinde meydana gelen...

ELEKTRİK AKIMINA KAPILARAK HAYATINI KAYBETTİ
ELEKTRİK AKIMINA KAPILARAK HAYATINI KAYBETTİ

Edirne-Uzunköprü-Bayramlı Köyünde, 25 Ocak 2019...

ERGENE MÜDÜRLÜK GÖREVİNDEN ALINARAK ÖĞRETMEN OLARAK ATANDI
ERGENE MÜDÜRLÜK GÖREVİNDEN ALINARAK ÖĞRETMEN OLARAK ATANDI

Uzunköprü Anadolu Lisesi Müdürü Yasemin...

MURADİYE MAHALLESİNDE ŞÜPHELİ ÖLÜM
MURADİYE MAHALLESİNDE ŞÜPHELİ ÖLÜM

Hür Gazete Haber Merkezinin edindiği...

AHMET ÜRER YAZDI:SAĞLIKLI KENTLERDE YAŞAMAK HERKESİN HAKKIDIR.
AHMET ÜRER YAZDI:SAĞLIKLI KENTLERDE YAŞAMAK HERKESİN HAKKIDIR.

29.Mart.2019 tarihinde yerel yönetim seçimleri...

Hür Gazete
ORHAN KALYONCU YAZDI:KÖYLÜ MEMLEKETİN EFENDİSİDİR
ORHAN KALYONCU YAZDI:KÖYLÜ MEMLEKETİN EFENDİSİDİR
Bu geziler sırasında, köylülerde gördüğü sağlamlığı da takdir etmeye başlamıştı. Bir gün danslı çay saatinde, Sofya’da şık bir gazinoda oturmuş, orkestrayı dinliyordu. O sırada köylü kılığında bir Bulgar girip, yanındaki...
9 Ekim 2018 10:51
Font1 Font2 Font3 Font4

Bu geziler sırasında, köylülerde gördüğü sağlamlığı da takdir etmeye başlamıştı. Bir gün danslı çay saatinde, Sofya’da şık bir gazinoda oturmuş, orkestrayı dinliyordu. O sırada köylü kılığında bir Bulgar girip, yanındaki masaya oturdu. Garsonu üst üste çağırdı; garson önce onu önemsemedi, sonra da ona servis yapmayı reddetti. Arkadan da gazinonun sahibi, köylüye çıkıp gitmesini söyledi. Köylü, “beni buradan nasıl atmaya cesaret edersiniz?” diye kalkmayı reddetti. “Bulgaristan’ı benim çalışmam yaşatıyor. Bulgaristan’ı benim tüfeğim koruyor.” Bunun üzerine polis çağırdılar. O da köylüden yana çıktı. Köylüye çay ve pasta getirmek zorunda kaldılar, o da bunların parasını tıkır tıkır ödedi. Mustafa Kemal sonra, bu olayı arkadaşlarına anlatırken, “İşte ben Türk köylüsünün de böyle olmasını istiyorum,” dedi. “Köylü memleketin efendisi durumuna gelmedikçe, Türkiye’de gerçek bir ilerlemeden söz edilemez.” Kafasında, ilerideki Kemalist slogan böyle filizlenmişti: “köylü memleketin efendisidir.”

Yukarıdaki satırlar İngiliz gazeteci ve yazar Lord Kinross’un ( 1904-1976 ) ATATÜRK Bir Milletin Yeniden Doğuşu adlı kitabına aittir. Yazar bu kitabını hazırlamak üzere Türkiye’de uzun bir süre kalmış, bu önemli incelemeyi beş yılda tamamlamıştır.  Bu olay, Mustafa kemal’in Sofya’da ateşemiliter olduğu dönemde (20 Kasım 1913- 20 Ocak 1915) geçmektedir.

Aşağı yukarı yüzdört yıl önce yaşanmış bir olay Atatürk’ün üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Türkiye’nin temellerini atarken tarıma, hayvancılığa ve bunlarla uğraşan köylüye büyük önem vermesi, “Köylü memleketin efendisi durumuna gelmedikçe, Türkiye’de gerçek bir ilerlemeden söz edilemez”, fikrinde yatar. Üretim için Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra 1925’te kabul edilen bir kanunla topraksız köylüye bir milyon dönümden fazla toprak dağıtılmıştır. Atatürk 1925 yılından itibaren kendisine ait çiftliklerde geleneksel tarım anlayışını kökten değiştiren uygulamalar gerçekleştirmiştir. Ankara’da Gazi Orman Çiftliği, Silifke’de Tekir, Yalova’da Baltacı, Tarsus’ta Piloğlu, Dörtyol’da Karabasamak çiftlikleri ile Ankara’da kurulan bira fabrikasını 1937’de devlete bağışlamıştır. Yine çeşitli illerde hububat, pamuk, patates, mısır, ipek böceği, yonca, sıcak iklimler bitkileri ıslah istasyonları ve tarım makineleri ile ilaçlarının tanıtımı için Zirai Kombinalar İdaresi kurulmuştur.  Tarımsal eğitim için 1927’de Ankara’da ve çeşitli illerde veterinerlik okulları, 1930’da orta ziraat okulları ve Ankara’da Ankara Yüksek Ziraat Okulu açılmıştır. 1925’te o yıllarda dünyadaki gelişmelere paralel olarak hayvancılıkta da çok önemli adımlar atılmış, ıslah edilmek üzere Macaristan’dan Simental ırkı sığır getirilmiş, ıslah çalışmaları başlatılmıştı. Sonraki yıllar Atatürk’ün büyük bir ileri görüşlülükle başlattığı bu çalışmalar devam ettirilmediği için Türkiye bugün milyarlarca döviz ödeyerek hayvan ithal etmek zorunda kalmıştır.

Tabii, yalnızca hayvan ithali değil buğdaydan mercimeğe, fasulyeden pirince kadar her çeşit tarım ürününü ithal etmekte ve milyarlarca döviz ödemekteyiz.   Eğer üretici toplam milli hasıladan hak ettiği desteği alamaz, yapılan gümrük anlaşmalarıyla korunmasız kalmaya devam ederse Amerikalı, Avrupalı çiftçiyle rekabet edemez. Edemediği için de köyler boşalmakta, ekilemeyen tarlalar satılmakta, genç nüfusta çalışmak üzere sanayi bölgelerine gitmektedirler. Bunun sonucunda bir yanda Çorlu, Çerkezköy, Kapaklı gibi çok yoğun göç alan bölgelerde çarpık kentleşme olmakta, sosyal sorunlar baş göstermekte diğer yandan ise köylerde üretim yapacak kimse kalmamaktadır.

Ülkemizdeki tarım ve hayvancılığın yeniden canlandırılması için öncelikle uygulanan tarım ve hayvancılık politikalarının değiştirilerek “yerli ve milli” politikalara geçilmeli, gerçek üretici desteklenmelidir. Bu destek mal satıldıktan sonra ürünün kg başına prim vermekle değil, girdileri ucuzlatmakla olmalıdır. Çünkü zaten çok az olan ürün destek primleri daha üreticinin cebine girmeden banka borçlarına ve faizlerine gitmektedir. Girdi (mazot, tohum, gübre, zirai ilaç, elektrik, su v.b) fiyatları ucuzlatılırsa ürünün maliyeti aşağı çekilmiş, üretici borç ve faiz yükünden önemli oranda kurtulmuş olur. Böylece üretim artar. Hem üretici hem de uygun fiyatla ürün alan tüketici mutlu olur. Türkiye’de döviz ödemekten kurtulur.


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa
%d blogcu bunu beğendi: